TAMAMLANAN DA TAMAMLAR

NOKSANLIKLAR içinde hissediyordu kendisini…

Pek çok konu da eksiklik içinde olduğunu düşünüyor zaman zaman bunların acısını derinden hissediyordu. Dualarında daima tamamlanma niyazları vardı. Bunlar üzerinde düşündüğü vakit Hz. Şems ve Hz. Mevlana aklına düşüyordu.

Hiç beklemediği bir hayat olayı yaşarken karşısına birisi çıktı. Kendi halinde, sakin, sessiz, incelikli ama dikkatle bakıldığında bir o kadar da derinlikli bir şahsiyet idi bu.

Kalpleri yakındı birbirine…

Sözleri rahmet damlaları gibi düşüyordu gönlüne. Susuzluktan yarılan toprakları suya kanmak, doymak istiyordu. Dinlerken bu dikkati gösteriyordu.

Aradan geçen zaman içerisinde aradığını bulduğunu ve duasının kabul edildiğini hayretle fark etti.

Bu iddiasız, kendi gönlünde sessiz sedasız yaşayan ehl-i harabat kişi tarafından doyurulmamış duygularına mana suyu verilmiş ve filizlenmişti.

Bunu fark ettiğinde benim ona verebileceğim bir ilmim, marifetim, hünerim yok ki diye üzülmeye başladı. Kendince çareler düşündü ama bulamamıştı.

Ertesi gün karşılaştıklarında “Tamamlanan da tamamlar” dedi. “Anlatanın ihtiyacı yok sanılır ama yanlıştır. O da tamamladığı kişi tarafından tamamlanır.”

Çok şaşırmış ama bir o kadar da rahatlamıştı. Sormadan edemedi. “Ben sizi nasıl tamamlayabilirim ki?” dedi.

“Anlatılan anlaşıldığı vakit anlatan da tamamlanır” cevabını aldı.

Hiç böyle düşünmemişti.

21.08.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.