BU KAÇINCI KAÇIŞ


NEREYE bu kaçışın yiğidim, nereye? Her kaçış, kaçış mıdır? Ne zamana kadar kaçacaksın diye sorarak girdi söze. Bir yere kaçtığımı düşünmüyordum. Üstelik en istikrarlı katılım sağlayanlardan biriydim. O sebeple cevap verme gereği duydum. Hiç kaçmadım efendim dedim.

Aradığı ve üzerinde konuşmak istediği mesele de buydu sanırım. Devam etti.

İnsan en çok kendinden kaçar. Nafile bir kaçıştır. Sonuçsuzdur. Yıpratır. Menzile ulaşmayı geciktirir hatta tamamen de yok edebilir.

İnsan kendine kaçmalı, kendinden kaçmamalı.

Dışarda arayanlar, taşraya kaçanlar bulamadılar. Üstelik hücuma uğradılar.

Nefsin, hilenin, aldatmanın, hırsın, egonun, bencilliğin ve başka pek çok şeyin saldırısı ile kaçışlarını hızlandırdılar. Arkalarına bakmaya ne imkânları oldu ne de mecalleri kaldı?

Sor kendine, bu kaçıncı kaçışım? Nereye bu kaçış? Ne vakte kadar devam edecek?

Kendine kaçmalısın. Yürüyüşün kendine olmalı.

Yolculuğun kalbine değilse vuslat seraptır. Boşa emektir. Sonuçsuz yorgunluktur.

Yönünü değiştir. Kâbe kalbindir. Oraya yürü, hatta koş. Kaçar gibi, dünyaya ait ne varsa arkanda bırakıp tekrar yakalanmamak için tüm gücünle koş.

Kendine kaçanlar aradıklarını buldular. Sende öyle yap dedi.

Eyvallah efendim dedim. Eyvallah

16.02.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.