AKMIYOR KALBİMİN ÇEŞMESİ

“KUSURLARLA çevrelenmiş durumdayım. Düşüyorum sürekli. Kalkmaya mecal bulup birkaç adım atıyorum ki, yine kendimi yerde buluyorum.

Hatalar kalın halatlar gibi sarmış benliğimi… Kımıldamak bir yana nefes almakta bile zorlanıyorum bazen.

Bu bekaya iştiyak duyamamış olmamla ilgili, biliyorum.

Fena ve fani şeylere geçici olduğunu biliyor olmama rağmen beka süsü vermiş olduğumdan ileri geldiğinin de farkındayım.

Hakikatin gökçek yüzünü görmeye yüzüm olmadığından…

Aşkın menbağına yakın duramayışımdan…

İşte tüm sebepler yüzünden akmıyor kalbimin çeşmesi…

Serinleten sözler uçuşmuyor kuşlar gibi…

Rahmet yağmurları yağarken belli ki ben kuytulara saklanmışım.”

Bana bunları yazmıştı.

Nasıl fena olduğumu, ıstırap duyduğumu asla anlatamam. İçerimde közlerin sert bir maşa ile karıştırılıp ciğerlerimin yanmış kokusu ağzımdan burnuma kadar gelmişti.

Sadece “Melek yüzlüm, can kuşum, imanım, muhabbet kadehim. Ben de öyleyim” diyebilmiştim.

İştiyak lazım, inkişaf lazım demem hep bundan işte.

Akmıyor kalbimin çeşmesi…

Kalbin olmadan!

26.08.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.